top of page
mahkeme

YAPAY ZEKA ile NEDEN DİLEKÇE YAZILAMAZ; "YAPAY ZEKA HALİSÜNASYONU"

  • Yazarın fotoğrafı: İsmail Egemen KENGER
    İsmail Egemen KENGER
  • 25 Ağu 2025
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 19 Kas 2025

Yapay Zeka Dilekçe Yazma

Avukatlık mesleği, müvekkillerine hukuki hizmet sağlama konusunda daha önce hiç olmadığı kadar önemli bir kaynağa kavuştu; yapay zeka! Ancak hukuki iş ve işlemlerde yapay zeka kullanımının, avukatlar ve işlerini avukatsız çözmek isteyen kişiler açısından ne ölçüde faydalı oluğu hep bir tartışma konusu olmuştur. Nitekim dünyanın birçok ülkesinde, yapay zeka uygulamaları kullanılarak yazılan dilekçelerin hatalarla dolu olması nedeniyle zarar gören insanların olduğu göz önüne alındığında, en azından günümüzde yapay zekaların hukuk alanında oldukça yetersiz kaldığı görülmektedir.


Bu yazımızda, hukuki iş ve işlemlerde yapay zeka kullanımı halinde karşılaşılabilecek problemler ve somut olay örnekleri ile birlikte objektif bir değerlendirme yapılacaktır.


Günümüzde yapay zekâ araçları, hukuk dâhil birçok alanda hızlı bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle hukuki araştırmalarda, dava dilekçelerinin hazırlanmasında ve belgelerin düzenlenmesinde yapay zekâ destekli araçların sağladığı hız ve verimlilik dikkat çekmektedir. Ancak her yenilikte olduğu gibi, bu teknolojinin de getirdiği riskler ve sınırlamalar bulunmaktadır. Son dönemde en çok tartışılan konulardan biri de “yapay zekâ halisünasyonu” olarak bilinen durumdur. Bu kavram, yapay zekânın gerçeğe dayanmayan, fakat oldukça inandırıcı görünen içerikler üretmesini ifade etmektedir. Hukuk gibi yüksek doğruluk ve güvenilirlik gerektiren bir alanda bu risk, ciddi mesleki ve etik sorunları beraberinde getirmektedir.


Bugün birçok kişi, “Avukata gerek yok, yapay zekâ ile dilekçemi yazarım” düşüncesiyle bu tür programlara başvurmaktadır. Ancak gözden kaçan bir husus vardır ki; hukuk, yalnızca dilekçe yazmaktan ibaret değildir. Hukuki süreci doğru yönetmek, bilgiyi yorumlamak ve müvekkil lehine en güçlü savunmayı ortaya koymak profesyonellik gerektirir. Yapay zekâ kullanarak avukatlık işlerini yapmaya çalışan kişiler, kendileri açısından ciddi hatalara ve geri dönülmez zararlara yol açabilmektedir.


Yapay zekânın sağladığı en önemli avantajlardan biri, büyük miktardaki veriyi çok kısa sürede işleyerek avukatların iş yükünü hafifletmesidir. Örneğin, içtihat araştırmaları veya emsal karar bulma süreçleri, yapay zekâ destekli yazılımlar sayesinde daha hızlı tamamlanabilmektedir. Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, sistemlerin her zaman doğru bilgi üretmemesidir. Yapay zekâ, kimi zaman var olmayan dava kararlarını “gerçekmiş” gibi sunabilmekte, kimi zaman da mevcut bir kararın içeriğini çarpıtarak aktarabilmektedir. Yapay zekanın yardımcı olacağına inanarak gerekli araştırmayı yapmayan meslektaşlar ve avukat olmadan işlerini görmeye çalışan kişiler, bu bilgilerin hatalı olduğunu fark edemeyeceklerdir.


Farklı ülkelerde yaşanan bazı davalar, bu riskin somut örneklerini ortaya koymuştur. Bazı hukuk büroları ve kişiler, mahkemeye sundukları dilekçelerde yapay zekâ tarafından üretilen hayali içtihatlara yer vermiş, bu durum da hâkimler tarafından ciddi şekilde eleştirilmiş ve ilgili avukatlara yaptırımlar uygulanmıştır. Hatta kimi örneklerde, mahkeme masraflarının hatalı beyan veren avukatlara yüklenmesine karar verilmiştir. Örnek vermek gerekirse;


  • 12 Ağustos 2025 tarihinde, Ashdod Magistrate Court (İsrail)'ta görülen Meital Kasantini v. Hagiva'a Proyectim Handasiim Ltd. davasında, yapay zeka kullanılarak gerçekte var olmayan örnek davalar verilmesi nedeniyle avukat hakkında 300 Amerikan Doları para cezasına ve yapay zeka kullanılarak sunulan delillerin reddine karar verilmiştir.

  • 4 Ağustos 2025 tarihinde, Illinois, California (ABD)'da görülen Carla Bender 4thdistrict Appellate v. Julian S. davasında, yapay zeka kullanılarak hayali örnek karar verilmesi nedeniyle avukatın disiplin kuruluna sevkine ve 1.000 Amerikan Doları para cezasına çarptırılmasına karar vermiştir.

  • 30 Haziran 2025 tarihinde, S.D. Florida (ABD)'da görülen Crespo v. Tesla Inc. davasında, avukat olmayan kişinin yapay zeka kullanarak gerçekte var olmayan birden çok davanın örnek gösterilmesi nedeniyle bu kişi hakkında; 921 Amerikan Doları para cezası ödemesine, karşı tarafın avukat ücretini ödemesine ve mahkeme önünde özür dilemesine karar verildi.

  • 15 Ağustos 2025 tarihinde, Civil Resolution Tribunal (Kanada)'da görülen Maxwell v. WestJet Airlines Ltd. davasında, avukat tutmayan ve yapay zeka kullanan davacının 2015'te kaldırılan bir kanun maddesine dayanması, somut olay hakkında yanlış bilgi vermesi ve gerçekte var olmayan bir davayı örnek göstermesi nedeniyle mahkeme, davacının iddialarını değerlendirmeye almadı.

Yukarıda da değinildiği gibi avukatlık mesleği yalnızca dilekçe yazmak değil; hukuki bilgiyi yorumlamak, strateji oluşturmak ve müvekkilin menfaatlerini en iyi şekilde korumaktır. Yapay zekâ ise bu sorumluluğu üstlenemez. Avukat olmayan kişilerin bu görevi üstlenmeye çalışması, yalnızca kendi davalarını zayıflatmakla kalmaz, çoğu zaman telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurur.


Bu nedenle hukuki uyuşmazlıklarda avukata danışılması ve değerli meslektaşların da yapay zeka araçlarının kullanımında araştırma ve bilginin doğruluğunu kontrol etme yükümlülüğüne riayet ederek müvekkillerine hizmet vermesi gerektiği kanaatindeyim.




UYARI: Bu web sitesinde yer alan tüm hukuki makaleler ve içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her hukuki olay, kendine özgü koşullar barındırır ve bu sitedeki bilgiler somut durumunuza birebir uymayabilir. Sunulan içerik, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Hak kaybına uğramamak adına, hukuki sorunlarınızla ilgili olarak Avukatlık Ofisimize veya başka bir avukata danışmanız önemlidir. Bu sitedeki bilgilere dayanarak alacağınız kararların sonuçlarından Kenger&Kenger Avukatlık Ofisi sorumlu tutulamaz.
 
 
 

Yorumlar


     © 2025                    Kenger&Kenger Avukatlık Ofisi                   KVKK

Tüm hakları saklıdır.

bottom of page