top of page
mahkeme

YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARINA İLİŞKİN ÖNEMLİ KANUN DEĞİŞİKLİKLERİ ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

  • Yazarın fotoğrafı: İsmail Egemen KENGER
    İsmail Egemen KENGER
  • 5 Ağu 2025
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 19 Kas 2025

ree

24 Temmuz 2025 tarih ve 32965 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Mera Kanunu, Yenilenebilir Enerji Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu başta olmak üzere çeşitli mevzuatlarda önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişiklikler, özellikle yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi ve arazi temininin kolaylaştırılması açısından dikkat çekici düzenlemeler içermesine karşın hukuki yönden yaratabileceği ihtilaflarla birlikte göz önüne alınmalıdır. Bu makalede ilgili değişikliklerin hukuki çerçevede enerji sektörüne muhtemel etkilerini ele alacağız.

7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesi ile 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14. maddesine (k) bendi eklenmiştir. İlgili ekleme ile Mera Kanunu'nun 14. Maddesinin yeni haline göre,

"Tahsis Amacının Değiştirilmesi
Madde 14 – (Değişik: 27/5/2004-5178/3 md.)
Tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamaz. Ancak, bu Kanuna veya daha önceki kanunlara göre mera, yaylak ve kışlak olarak tahsis edilmiş olan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan arazilerden; .....

....

k) (Ek:19/7/2025-7554/14 md.) 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında ilan edilen yenilenebilir enerji kaynak alanları için ihtiyaç duyulan,
Yerlerin, ilgili müdürlüğün talebi, komisyonun ve defterdarlığın uygun görüşü üzerine, valilikçe tahsis amacı değiştirilebilir ve söz konusu yerlerin tescilleri Hazine adına, vakıf meralarının tescilleri ise vakıf adına yaptırılır."

Bu düzenleme ile yenilenebilir enerji kaynak alanları için ihtiyaç duyulan mera, yaylak, ve kışlak vasıflı taşınmazların kamulaştırma yolu ile kullanımı mümkün hale gelmiştir. Kamu yararı gerekçesiyle yapılan bu tür tahsisler, her ne kadar temiz yollarla enerji üretimini destekleme ve dışa bağımlılığı azaltma açısından anlamlı birer adım olsa da bu değişiklikle devletin "kamulaştırma gücü"nün önemli ölçüde genişletildiği vurgulanmalıdır. Özellikle büyük ölçekli rüzgâr ve güneş enerjisi projeleri açısından arazi temini sürecinde önemli bir kolaylık sağlanacağı söylenebilecekse de bu kolaylığın mülkiyet hakkı yönünden ihtilaflar yaratabileceği ve kamulaştırma nedenli davalarda artış yaşanabileceğini söylemek mümkündür.
7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesi ile 10/5/2005 tarih ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un 8'inci maddesine eklemeler yapılmıştır. İlgili eklemeler;
"Orman vasıflı taşınmazlarda rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinin kurulabilmesine ilişkin izin süreci aşağıdaki esaslar dahilinde yürütülür:
a) Ön lisans belgesine istinaden, süre uzatımları dahil olmak üzere, ön lisans süresi kadar izin verilebilir. Üretim lisansı aşamasına geçilememesi halinde bu izin ön lisans süresi sonunda resen sona erer. Üretim lisansı aşamasına geçildiğinin EPDK tarafından ilgili idareye bildirilmesi durumunda, ön lisansa dayalı izin, üretim lisansı süresi sonuna kadar uzatılır.
b) Proje ve etüt aşamasındaki ölçüm ve sondaj faaliyetleri için, ilgili projenin ön lisans veya üretim lisansı almış olması şartı aranmaksızın izin verilebilir. Ancak, (a) bendi kapsamında izin verilen bir saha içerisinde, izne konu projeye yönelik yapılan ölçüm ve sondaj faaliyetleri için ayrıca izin aranmaz.
c) İzin başvuruları, başvuru tarihinden itibaren azami altmış gün içinde sonuçlandırılır.
(Ek fıkra:19/7/2025-7554/15 md.) Rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerine ilişkin proje tanıtım dosyası veya çevresel etki değerlendirmesi raporu hazırlanması süreçlerinde, rüzgâr projelerinin ana kuş göç yolları üzerinde, güneş projelerinin ise ana kuş göç yolları üzerindeki darboğazlarda olması halinde ornitolojik gözlem yapılması zorunludur. Diğer alanlardaki rüzgâr ve güneş projeleri için ornitolojik gözlem yapılması gerekmez; ancak bu projeler için yatırımcı bu hususta ilgili idare tarafından talep edilen tedbirleri almakla yükümlüdür."

Eklenen fıkralar ile orman vasıflı taşınmazlarda rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları için ön lisans süresi boyunca izin verilebilmesi ve üretim lisansı alındığında bu iznin lisans süresi sonuna kadar uzatılması ile projelerin planlama aşamasında belirsizlikleri azalttığı söylenebilir. Bununla birlikte, izin başvurularının 60 gün içinde sonuçlandırılması zorunluluğu, yatırımcı lehine idareye bir “makul süre” yükümlülüğü olarak nitelendirilebilecektir.

Hukuki açıdan bu düzenleme, planlanan yatırımların somut olarak başlatılabilmesi için gerekli süreçlerde idarenin hareketsizliği veya gecikmesi halinde yatırımcılara dava açma imkânını güçlendiren bir güvence işlevi görebilir. Ayrıca ölçüm ve sondaj faaliyetleri için lisans şartı kaldırılırken, ana kuş göç yolları üzerindeki projeler için zorunlu ornitolojik gözlem yükümlülüğü getirilmesi, yatırımlar ve ormanlık alanların korunmasına ilişkin hukuk arasında bir denge kurma girişimi olarak değerlendirilebilir. Burada getirilen ornitolojik gözlem zorunluluğunun kapsamı ve idarenin başkaca talep edebileceği önlemler ile bu önlemlere uyulmaması halinde karşılaşılabilecek uyuşmazlıklar ve bu uyuşmazlıkların çözümü ise ileride idari yargı kararlarıyla şekillenecektir.
7554 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesi ile 10/5/2005 tarih ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'a ek madde eklenmiştir. "İmar ve Ruhsat İşlemleri" başlıklı Ek Madde-1'e göre;
"3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 4 üncü maddesi hükmü saklı kalmak kaydıyla, ön lisans veya üretim lisansı bulunan rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinin imar planları, parselasyon planları ve bunların değişiklikleri Bakanlıkça da onaylanabilir. Bakanlık tarafından onaylanan imar planları ve parselasyon planları, onay tarihi itibarıyla yürürlüğe girer. Onaylı planlar, Bakanlık internet sitesinde on beş gün süre ile ilan edilir, itiraz olmaması halinde ilan süresinin sonunda kesinleşir.
Ön lisans veya üretim lisansı bulunan rüzgâr veya güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinde yer alan yapı ve müştemilata ilişkin yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı Bakanlıkça da düzenlenebilir.
Birinci fıkra kapsamında imar planları Bakanlıkça onaylanan tesislerde ruhsatsız olarak yapımına başlanıldığı tespit edilen yapılar ile ikinci fıkra kapsamında yapı ruhsatı Bakanlıkça düzenlenen yapılardan ruhsata aykırılığı tespit edilenler için 3194 sayılı Kanunun 32 nci ve 42 nci maddeleri çerçevesinde yapılacak işlemler Bakanlıkça tesis edilir. Yapılara ilişkin yıkım kararı alınması hâlinde, Bakanlığın bildirimi üzerine, ilgisine göre büyükşehir belediyesi, belediye veya il özel idaresi tarafından yıkım işlemi gerçekleştirilir.
Ön lisans veya üretim lisansı bulunan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerine ilişkin yapı ruhsatı başvurularında, acele kamulaştırma kararına istinaden mahkemece verilen taşınmaza el koyma kararı ruhsat alma şartları içerisinde değerlendirilecek belge sayılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir."

İmar ve ruhsat işlemlerinde merkezi idareye verilen yeni yetkiler oldukça dikkat çekici. İlgili ek madde ile artık rüzgâr ve güneş enerjisi projelerinin imar planları, parselasyon planları ve yapı ruhsatları doğrudan Bakanlıkça onaylanabilecektir. Bu değişiklik, yerel yönetimler kaynaklı gecikmeleri ortadan kaldırarak süreci hızlandırabileceği söylense de belediyelerin planlama yetkilerinin sınırlandırılması anlamına geldiğinden, kanaatimce Anayasa’nın 127. maddesi ile 5393 Sayılı Belediyeler Kanunu'nun belediyelerin idari özerkliğine ilişkin 3/b Maddesi bağlamında tartışmaya açık olacaktır.


UYARI: Bu web sitesinde yer alan tüm hukuki makaleler ve içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her hukuki olay, kendine özgü koşullar barındırır ve bu sitedeki bilgiler somut durumunuza birebir uymayabilir. Sunulan içerik, avukat-müvekkil ilişkisi kurmaz. Hak kaybına uğramamak adına, hukuki sorunlarınızla ilgili olarak Avukatlık Ofisimize veya başka bir avukata danışmanız önemlidir. Bu sitedeki bilgilere dayanarak alacağınız kararların sonuçlarından Kenger&Kenger Avukatlık Ofisi sorumlu tutulamaz.
 
 
 

Yorumlar


     © 2025                    Kenger&Kenger Avukatlık Ofisi                   KVKK

Tüm hakları saklıdır.

bottom of page